Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin
Vahdet ve yine Vahdet BİSMİLLAHİRAHMANİRRAHİM VAHDET VE YİNE VAHDET Kutlu doğum haftası münasebetiyle, bu nurlu ve bereketli günlerden dolayı tüm İslam âlemine tebrik arz ediyorum. Selam olsun Allah’ın Resulüne ve Ehlibeytine… O ki âlemler onun yüzü VAHDET HAFTASI
Vahdet - Vahdet Nedir ? - Neden Vahdet ? - İslamda Vahdet - Vahdetin Faydaları ...  
  Anasayfan Yap   Favorilerine Ekle   E Posta   Tavsiye Et   İletişim   Player   Rss   Seo Tema    
ANASAYFA HABERLER MAKALELER RESİMLER VİDEOLAR 6 MART 7 MART
 
 
CANLI DESTEK
» Yazılar
                             ~ ~ ~ Yazılar ~ ~ ~
[6] [7] [H] [İ] [K] [M] [R] [S] [Ş] [V]
İSLAMİ MAKALELER
   VAHDET (15)
SİTE İÇERİK
   İÇERİK BİLGİLERİ (2)
» Vahdet ve yine Vahdet

SMİLLAHİRAHMANİRRAHİM

VAHDET VE YİNE VAHDET

Kutlu doğum haftası münasebetiyle, bu nurlu ve bereketli günlerden dolayı tüm İslam âlemine tebrik arz ediyorum.

Selam olsun Allah’ın Resulüne ve Ehlibeytine… O ki âlemler onun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır o ki tüm varlık âleminin yaratılma sebebi ve feyiz vasıtasıdır. Evrensel ve son din olan İslam’ın Peygamberi, tüm zamanları ve tüm insanları kucaklayı ve kuşatıcı bir dinin rahmet ve adalet lideridir.

Onunla Yaradan arasında öyle bir bağ, öyle bir aşk vardır ki bizim gibi insanların bunu anlaması ve kelimelerle anlatması imkânsızdır. Selam olsun O’nun o sırlarla dolu aşkına ve bereketine

Zamanımız Müslümanları O’nun bereket dolu vahiy mektebiyle tanıştıkça, uyanışları artmakta, aynı zamanda yeni uyanışların da müjdesini vermektedir.

Bundan dolayı olsa gerek ki son yıllarda batılı devletlerin ve medya gruplarının Aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e karşı iftiralarda bulunmaları ve hakaret etmeleri birbiri ardınca gelmektedir. Bu, batının son yıllardaki İslami uyanışa karşı izledikleri haince bir politikadır. Danimarka merkezli Resulullah’a hakaret etme ve O’nun yüce şahsiyetine saldırma planları da bu politikanın bir parçasıdır.

Diğer yandan batılı devletlerin ve özellikle ABD’nin İslam ülkelerine karşı başlattığı işgalci anlayış ve askeri saldırılar “terörizme karşı mücadele” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. 11 Eylül olayı ile de ABD Müslümanları terörist ilan ederek terörizm ve İslam’ı eşleştirme çabası içerisine girmiştir. Amerika’da ve batılı ülkelerde Müslümanlara karşı yürütülen psikolojik savaş da bu politik stratejilerin bir göstergesidir.

Afganistan’da Yemen’de Filistin’de Irak ve daha birçok ülkede başlatılan işgalci anlayış, insan hakları ve bağımsızlığı gibi safsatalarla meşruluk kazanmak peşindedir. Tüm bunların yanında batıda İslami uyanış hareketlerini de fundamentalizm ve teröre zemin oluşturmak gibi göstererek, batıda gelişmekte olan İslami uyanışın önünü kesmeyi amaçlamakta ve bu hareketleri terör kavramıyla eşleştirme propagandalarını yoğun bir şekilde işleyerek toplumda İslam’a karşı antipati oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Burada ayrıca ve özel olarak Filistin’den söz edecek olursak: Özellikle Siyonist İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki varlığını sürdürebilmek için ortaya koyduğu bağnazca ve insanlık dışı işgalci anlayışın amacı, Ortadoğu da İsrail merkezli korkutucu ve caydırıcı bir güç oluşturmak amacını taşımaktadır. Bundan dolayı uzun vadeli menfaatlerini de göz ardı ederek batı ve özellikle ABD, ırkçı ve Siyonist İsrail rejimini koşulsuz desteklemektedir.

Evet, biz Müslümanlar açısından Filistin ve bu meselenin özünü teşkil eden Mescidi Aksa davası İslami bir davadır ve kendi zatı itibarıyla bir temel dava niteliği taşımaktadır. “Ben Müslüman’ım” diyen herkesin bu davaya sahip çıkması mutlak olarak gereklidir.

Ya da Irak’ta yaşananlara bakacak olursak ki ABD'nin Irak’ı işgal ederken oynadığı kart bellidir. Şii-Sünni çatışması…ABD Irak ta İran’a bağlı olmayan bir Şii yönetimi oluşturma politikası gütmekte. İran’ın çevresinde ise Sünnileri destekliyor. Amaç İran’la hem siyasi hem teolojik bir ihtilaf çıkartmakr. Şiilerin çoğunlukta olduğu ülkelerde Sünnileri, Sünnilerin çoğunlukta olduğu ülkelerde ise Şiilere destek vererek bu amaca ulaşmak çabası içindedir. Her gün Irakta Sünni ve Şii mahallelerinde bombalar patlıyor ve onlarca insan ölüyor. Bunlar aslında ABD ve İsrail’in çıkarlarını korumak için sergiledikleri kanlı oyunlardır.

Emperyalistlerin bu oyunlarını en iyi okuyan ve bu oyunları etkisiz hale getiren merhum İmam Humeyni (r.a.) tüm Müslümanlara hitaben şöyle buyuruyor: “İslam âleminde Ehli Sünnet ve Şia arasında ihtilaf çıkarmaya çalışan kirli eller ne Sünni ne de Şii’dir, onlar sömürücülerin elleridir, onlar İslami ülkeleri ellerimizden koparmaya çalışmaktadırlar, onlar çeşitli hilelerle servetimize el koymak istemektedirler ve onlardır Şii-Sünni arasında ihtilaf çıkaranlar…

 

ABD'nin Irak’ı işgali ardından İran’a yönelik psikolojik baskıları artırması ve nükleer silah suçlamalarıyla İran’ı yalnızlaştırmaya ya da boyun eğmeye mecbur kılma girişimleri sanki kan dökücü ülkenin kendisi değilmiş gibi masum rolünü oynaması ve insan hakları koruyucusu gibi davranması da yeni Obama imajıyla bu aldatma ve soğuk savaşın devamı niteliğindedir. ABD gibi sömürgeci ve kan dökücü bir devletin elinde binlerce nükleer bomba bulundurmasına rağmen ve bunun hesabını kimseye verme derdi taşımazken, İran’ın elinde olmayan bombalarla dünyayı özellikle komşu Müslüman ülkeleri korkutma ve kardeş kavgası çıkarmak peşinde olduğu açıktır. İran’da seçim esnasında ve seçimden sonraki süreçte iç karışıklıkların çıkartılmasında ABD'nin ve Siyonistlerin elinin olduğu da açık bir şekilde ortadadır ve bunu itiraf etmekten bile çekinmiyorlar.

İslam toplumlarında tefrika ve fitne çıkartmak düşmanın en büyük ve en kolay ulaşabildiği silahtır. Dünyada bunlar olup biterken İslam coğrafyasında bu oyunlar oynanırken vahdet kaçınılmaz temel bir yol ve stratejik bir ilkedir. Şunu da bilmeliyiz ki vahdeti ve birliği sağlayacak temel ilkeler zemini oldukça geniştir. Tevhit, Kuran’ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve diğer ibadet biçimlerinden namaz, oruç, hac vb gibi oldukça geniş bir yelpaze ile vahdeti sağlamak çok kolaydır ta ki bunu uygulayacak iradeyi ortaya koyalım.

Evet, tüm Müslümanlar ve İslami ülkeler arasında askeri, siyasi, ekonomik güçlerin birleşmesi, ortak hedef ve stratejiler doğrultusunda hareket etmek İslam dünyasının büyümesine ve güçlenmesine sebep olacaktır. Siyonist rejimin, sömürgeci ve sultacı güçlerin oyunlarını basiretli bir şekilde takip ediyor ve anlıyor olsak vahdetin, tüm Müslümanlar için bir farz haline geldiğini daha net görürüz. Binaen aleyh tüm Müslümanlar, İslam ülkeleri arasında birlik ve dayanışma zemini oluşturarak ve koruyarak sömürgeci ve işgalci anlayışın ekmeğine yağ sürmekten kaçınmalıdırlar ve uyanık bir hal üzere hareket etmelidirler. Vahdet haftasını bize armağan eden İmam Humeyni (r.a) şöyle buyuruyor: “Bütün Müslümanlar kalabalık nüfusları, zengin imkânları, geniş toprakları ve hakim oldukları coğrafi bölgeler ve güçleriyle birlikte birlik olurlarsa, hiçbir süper güç onlara saldıramaz.”

Gerçi son yıllarda sömürgeci anlayışların yürütmüş oldukları askeri, siyasi, ekonomik ve psikolojik savaşlar Müslümanların bilinçlenmesine ve tek yürek haline gelerek kenetlenmesine sebep olmuştur. Bunun en iyi örneği Hz. Peygamber’e yapılan saldırılarda tüm dünya ülkelerindeki Müslümanların ve İslam ülkelerinin göstermiş olduğu tepkiler ve bir araya gelerek yapmış oldukları protestolardır. Ancak bilmeliyiz ki vahdet, birlik ve kardeşliğe bundan daha fazla ihtiyaç duymaktayız.

Kutlu doğum haftası münasebetiyle vahdet bilincinin, şuurunun ve gerekliliğinin altını bir kere daha çizmek ve Kuran’ın şu ayetlerini yüreğimize nakşetmek gerek…

“Toptan Allah’ın ipine sarılın, parçalanmayın; Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız, Allah kalplerinizi uzlaştırdı. O’nun nimetiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, Allah sizi ondan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz.”

Selam ve Dua ile

Betül KÜÇÜK

 

Yazan admin | 01.03.2010 17:56:33 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 80 | Yazdır | Gönder | Word indir
» Yazıya Yapılan Yorumlar
Henüz Yorum Yazılmamış Siz birtane yazın..
Editörü Aç

    
» Yazı Ara

Başlıklarda : Yazılarda :
» Yazı Ekle
Editörü Aç



» Son Yazılar
» Kadın hakları (16.03.2010)
» Kapanış Bildirge (16.03.2010)
» Seyyid Hasan Nas (04.03.2010)
» Resul-i Ekrem (s (02.03.2010)
» Resule Hasret... (02.03.2010)
» Vahdet ve yine V (01.03.2010)
» 7 Mart Programı (01.03.2010)
» 6 Mart Programı (26.02.2010)
» Musa Aydın - Vah (25.02.2010)
» İhvan-ı Müslimin (25.02.2010)
» Hit Yazılar
» 6 Mart Programı (549)
» 7 Mart Programı (264)
» Vahdetin zarureti (195)
» Resul-i Ekrem (s.a.a (171)
» Seyyid Hasan Nasrull (165)
» Kadın hakları, s (159)
» İhvan-ı Müslimin' (158)
» Resule Hasret... (151)
» Musa Aydın - Vahdet (130)
» Vahdet Ne demektir? (128)
» Son Yorumlar
» Yazı İstatistikleri
» Ust Kategori (2)
» Alt Katergori (2)
» Yazı (17)
» Okunma (2488)
» Yorum (0)
» Toplam Adettir
» Menü
» Ana Menü Ana Sayfa Haberler Resimler Videolar Ziyaretçi Defteri » Vahdet Menü Vahdet Ne Demektir? Vahdetin Zarureti Vahdet Şiiri
» Copyright Yukarı
Vahdethaftasi.com
Ferec Bilisim Internet Hizmetleri ©ByCafer Version
Sia Mektebi Radyo Ehlibeyt Google Namaz Vakitleri