
İhvan-ı Müslimin, dün yaptığı basın açıklamasıyla, İslam dünyasındaki sorunlara karşı vahdetin sağlanması çağrısında bulundu:
İhvan-ı Müslimin'in dün yaptığı basın açıklamasının tam metnini sunuyoruz:
Dünya, geçtiğimiz birkaç hafta içinde uluslararası ve bölgesel kurum ile devletleri kapsayan Amerika, İsrail ve bu iki ülkenin batılı müttefiklerinin (İngiltere, Fransa, AB ve Almanya, doğuda Çin ve Rusya) yönettiği ve fazlaca etkili olduğu buluşma, konferans ve toplantılara kadar çok çeşitli olaylara tanık oldu. Japonya, bu toplantılardan tamamen dışlandı, Arapların da bu olaylara etkisi olmadı.
Bu faaliyetlerden en öne çıkanlar şunlardı:
-Güvenlik Konseyinin, Obama başkanlığında toplanması.
-Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ve Mahmud Abbas-Netanyahu konuşmaları.
-Filistin-İsrail çatışmasına bağlı uluslar arası dörtlünün toplanması.
-Mahmud Abbas-Netanyahu-Obama üçlüsünün bir araya gelmesi.
-Obama liderliğinde G-20’nin toplanması.
-Güvenlik Konseyinin daimi 5 üyesi ile Almanya’nın -Japonya’nın bir kez daha dışlanmasıyla birlikte- dahil olduğu 5 art 1 ülkelerinin Ekim’in başında yani Perşembe günü yapılması kararlaştırılan toplantısı.
Bütün bu buluşmalardan Amerika’nın, genel olarak dünya liderleri ve hükümetler üzerindeki hâkimiyetine ek olarak uluslararası komisyonlar ve kurumlara hâkim olma ve dünya liderliğinin altını çizmeye istekli olduğu ortaya çıkıyor.
Bu, Amerikan-Siyonist etkinliklerinden çıkan en önemli şey, Filistin-İsrail çatışmasıyla ilgili çıkan kararlar ile İran’ın nükleer silahlanması davası, İran’a karşı uluslar arası bir cephe oluşturulması, aynı zamanda İsrail’e yardım edilmesi, Filistinlilerin istekleriyle Filistin direnişinin çatışmasının marjinalleştirilmesi, Afganistan, Irak, Yemen ve Güney Sudan davalarının kasıtlı olarak ertelenmesidir.
Amerika ile İsrail’in bütün bu zorbalığı, tuzağı ve küstahlığı ile bunun Arap ve İslam ülkeleri halkları üzerindeki sonuçlarıyla ilgili olarak İhvan-ı Müslimin şunu vurgulamaktadır:
1-Direniş, sömürgecilere karşı bütün hakların en asil hakkıdır ve Filistin halkı vatanını savunma, özgürleştirme ve Filistin topraklarının tamamında bağımsız bir devlet kurmada birinci derecede hak sahibidir.
2-İsrail yerleşimlerinin ortadan kaldırılması ile Filistin’deki İslam ve Arap topraklarının hiçbir parçasında Siyonistlerin bulunmaması, Amerika ve İsrail’i her türlü yolla destekleyip Filistin, Arap ve Müslüman halkların haklarına karşı işbirliği yapan diğerlerinin gözetiminde gerçekleşecek herhangi bir bağlantı ya da müzakerenin temel şartıdır.
3-Ortadoğu, Filistin halkı, mültecilerin ülkelerine dönmesi, başkenti Kudüs olan ve Filistin topraklarının tümü üzerinde kurulacak bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gibi yasal haklarına kavuşmadıkları sürece istikrara kavuşamayacak.
4-Bütün Müslüman ve Arap halklarının her türlü vesileyle Filistin direnişine destek vermesi ve Amerikan- İsrail karar alıcıları ile onların Arap-İslam ülkelerindeki tabileri üzerindeki iradelerini göstermeleri gerekir.
5-Aynı bölgede Amerika ile İsrail’in kurduğu tuzakla ve yaptığı işbirliğiyle daha önce Svat vadisinde şimdi Yemen ve Sudan’ın güneyinde olduğu gibi Arap-Müslüman eliyle dökülen Müslüman-Arap kanının durdurulması. Bu, Arap-İslam dünyasındaki âlimler, halklar ve rejimlerin görevi ve rolüdür.
Yemen’de kardeşler arasında süren savaşın hemen durması için -en kısa zamanda- Arap Birliği ve İslam Konferansı Örgütlerinden oluşan komisyonlar kurulması çağrısında bulunuyoruz.
isra haber